Beş Kuruşluk Tokat

Bir gün Nasreddin Hoca yolda yürürken, genç bir adam arkadan ensesine okkalı bir tokat atar. Hoca tokatın etkisiyle sendeleyip kendini zor toparlamış.

Nasreddin Hoca hiddetlenerek genç adama sormuş :

─ Ne cüretle vuruyorsun ? !

Genç adam, biraz ukala bir tavırla cevap vermiş :

─ Özür dilerim, küçük bir hata yaptım, sizi arkadaşıma benzettim.

─ Ama siz de pireyi deve yaptınız, ne var bunda bu kadar abartacak ?

Aldığı bu cevap üzerine Hoca daha da sinirlenir ve kadıya gitmekteye karar verir.

Nasreddin Hoca genç adama :

─ Yürü o zaman, kadıya gidiyoruz !

Der.

Hoca ve genç adam birlikte kadıya giderler.

Kadı her iki tarafı da dinlemiş. Ancak kadı efendi genç adamın akrabasıymış ve Nasreddin Hocayı yumuşatıp, akrabasını kurtarmaya çalışıyormuş.

Kadı efendi Nasreddin Hocaya sorar :

─ Hoca, hislerini anlıyorum. Herkes aynı şeyleri hissederdi bu durumda.

─ Şimdi bu genç adam kendi kendine bir tokat atsa olur mu ?

─ Bu şekilde ödeşmeyi kabul eder misin ?

Nasreddin Hoca bununu kabul etmez ve ısrar ederek :

─ Olmaz ! Mahkeme yapılsın !

Der.

Kadı efendi, bunun üzerine göstermelik bir mahkeme yaparak akrabası olan genç adama dönüp kararını söyler :

─ Suçlusun, ceza olarak Nasreddin Hocaya 5 kuruş ödeyeceksin.

─ Hemen gidip getir parayı !

Nasreddin Hoca, para almaya giden genç adamın dönmesini bekler.

Bir saat geçer, iki saat geçer fakat genç adamdan ses seda yoktur.

Mahkeme kapısının kapanmasına az bir zaman kalmışken ; Nasreddin Hoca, kadının meşgul olduğu bir anda, ensesine okkalı bir tokat yapıştırır.

Tokatın etkisiyle sersemleyen kadıya şöyle der :

─ Kusura bakma kadı efendi, daha fazla bekleyemeyeceğim.

─ Gelirse söyle ona, bana vereceği 5 kuruşu sana versin.


DİĞER FIKRALARA BAK

Beş Kuruşluk Tokat